Grikos

Cennet Burada

Grikos' un kuzeyinde güneş acelesiz bir şekilde tepelerin ardında yavaş yavaş yükselmekte. İlk ışıkta karşımızda beliren karaltı Tragonisi adacığı. Çobanların uğrak yeri olan ve Grikos Koyu'nu rüzgarlardan koruyan bu siper, kadınsı denecek yuvarlak hatlarını bütün görkemiyle önümüze sermekte.

Denizde duran koyu lacivert çarşaf şimdilik hareketsiz. Güneş ışınları uzadıkça doğa uyanmakta; çalılar ısınmak için yapraklarını açıp, ılgın ağaçları kumda gölgelerini en iyi şekilde çizmek üzere kabarmakta,aç martılar yiyecek bulmak üzere öbek öbek suların üzerinde toplanmaktadır.
Geri planda çeşit çeşit kuşlar; kırlangıçlar, bülbüller, kanaryalar sabah senfonisine başlamışlar bile. Kıyıya yakın bir yerde balıkçı gemilerinin motor sesleri duyulmaya başlıyor.Onlar da artık parlak mavi tuvale dönüşmüş suda kendi yolculuklarının hazırlığını yapmaktadır.
Adanın tek limanı olan Skala\' nın güneydoğusunda ve 4,5 km uzağında; az nüfuslu bir balıkçı köyü olan Grikos Koyu\'nda doğal ışık her sabah gizemli manzaraya istediği gibi şekil vermektedir.
Bu misafirperver koy boyunca yürüyerek ışığı takip ederseniz toprağın bütün renkleriyle tanışırsınız. Bu cennette insani duygular genişlerken her adımda dünyevi kaygılardan uzaklaşılan, uyanıkken görülen bir rüya başlar.Koyun kuzeyindeki burundan başlayarak bir geziye çıktığınızda.
Agios Panteleimonas kilisesinin brulunduğu Chiliomodi adacığını görürsünüz. Dalgaların ve suların şekil verdiği sarp kayalar,turkuaz renkli sular,mis kokan çalılar,altın iğne ile işlenmiş keskin taşlar, saklı sahillerdir bu küçük kara parçacığının coğrafi yapısını oluşturan.Az ötedeki tepede bulunan eski bir kulübenin taş kalıntıları yakılıp yağmalanmış bir bizans kilisesini andırır.
Güneyde adanın en dar burnu Diakofti\'ye doğru yol alırken çevresinde çeşitli yelkenli ve gemilerin bulunduğu ahşaptan yapılmış basit ve sade bir dalgakıranla karşılaşırsınız. Kireç badanalı alçak duvarlı avluların arasından geçerken, biberiye ve yaban kekiği kokularıyla başınız dönmüş olduğu halde gözünüz sardunya, siklamen ve melek kanadı gibi çiçeklere ilişir ve farkına bile varmadan kendinizi \"Patmos Aktis\" in önünde bulursunuz.
Güneş başınızın üzerinde yükselip sıcak hava yoğunlaştıkça biraz aşağıda dimdik duran ve en ufak rüzgarın etkisiyle yaprakları kadın saçı gibi savrulan ılgın ağaçlarının gölgesine sığınmayı düşünürsünüz.
Tam arkanızda kalın taş duvarlarla korunan bakımlı buğday tarlaları vardır.Yokuşu tırmandıktan sonra mor renkli bukamviller kendilerine hayranlıkla bakmanız için sırada beklemektedir.Kurak dağların yanında minyatür denecek kadar küçük üzüm bağlarının varlığı sizde bir sürpiz etkisi bırakır ve ünlü Kalikatsu kayalığına doğru yol almaya devam edersiniz.
Sağ tarafınızda başka bir gezegene aitmiş gibi duran doğal bir tuzla ve sualtı canlılarını koruma alanı uzanmaktadır. Yeşil plankton izlerinin bulunduğu üzerine basınca suya batan yer yer kurumuş toprak üstüne ; ege martıları, gümüş sırtlı martılar,deniz kargaları ve daha birçok deniz kuşu konar.İlkbaharda ise göçmen kuşların durağı işlevini görür.
Öğle güneşinin ışınları gözünüzü kamaştırırken yansımalardan denizi dahi seçemez olur ve kendinizi çölde bir noktaya ışınlanmış sanırsınız. Ancak Kalikatsu kayalığını diğer adıyla Petra\' yı gözden kaçırmanız olanaksızdır.
Patmos\' lu yazar Despina Bakratsi\' ye göre kayalık, ismini kıyı ördeği anlamına gelen sözcüğünden almıştır. Ve işte bütün görkemiyle önünüze serilip kendisini keşfetmenizi beklemektedir. Denizin ortasındaki garip şekilyle kendisine bakanları büyüleyen etkisi sarsıcıdır.
Burada; 60\' lı yılların sonuna kadar keşişler ve gelip geçici münzeviler merdiven basamakları oyup su toplamak için sarnıçlar açarak kömürlük vb depolama alanları yapmışlardır. Bununla birlikte yüzeyi kaygan olduğundan tırmanırken dikkatli olmayı gerektirir.İç kısmında kumsalın bitip Kalikatsu\' nun önünüzde yükseldiği noktada dev parmak izlerini andıran oyuklar görürsünüz.
Kayalığı tırmanır ve etrafında perimetrik olarak dolanırken Petra sahilinin mavi yeşil sularını ve Tragonisi adacığının ardında kalan manzarayı hayranlıkla izlersiniz.
Bu kutsal yerin doruğuna çıktığınızda ise düşünceleriniz arındıkça kendinizi daha iyimser ve temizlenmiş bulursunuz. Geriye atılan düşünceler öne çıkar ve insan kalbinin kendini sıcak hissettiği yere doğru aktığı gerçeğini tatlı bir huzurla aklınıza getirirsiniz.
Akşam üzeri Patmos Aktis ve diğer bembeyaz yapıların çevresinde pastel pembe renkte bulutlar birikir.
Tragonisi adacığının gerisinde beliren ufuk; kırmızı, sarı ve turuncunun bütün tonlarıyla donanır. Renklerin büyüleyici etkisi altında serinlemek üzere ayaklarınızı suya daldırıp sessizce ellerinizi ensenize dolamış olarak kumsala uzanır ve gökyüzünde yerini bulmaya çalışan Ay\' ın hareketlerini izlemeye koyulursunuz. Birden yağmur halinde düşen yıldızlar dikkatinizi çeker. Karanlık suya batan ışık kümeleri geride bir avuç altın tozu bırakır.O anda siz bir tek dilek tutarsınız. Grikos Koyu\' na tekrar gelme dileğinden başkası değildir bu.
Share this page with friends

Reservations